لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
Lam ya kunil lazeena kafaru min ahlil kitaabi wal mushri keena mun fak keena hattaa ta-tiya humul bayyinah
Kur'an okuyucuda: onlarca kâri, birçok dilde meal, âyet âyet takip ve metin ayarları.
Beyyine Suresi (سُورَةُ البَيِّنَةِ), “Apaçık Delil”, Kur'an-ı Kerim'in 98. suresidir. Medenî bir suredir, 8 ayetten oluşur ve 30. cüz içinde yer alır. Aşağıda okunuşu ve Türkçe mealiyle birlikte Arapça metnin tamamını bulabilirsiniz.
Beyyine Suresi sekiz âyetlik Medenî bir suredir. Ehl-i Kitap'ın ve müşriklerin, kendilerine apaçık delil — tertemiz sayfalar okuyan bir Resûl — gelinceye kadar yollarından ayrılmadıklarını bildirir ve dini tek âyette özetler: Yüce Allah'a ihlasla ibadet etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermek (98:5). Yaratılmışların en hayırlısı ve en kötüsüyle sona erer.
Peygamber Efendimiz ﷺ Übey b. Kâ'b'a: "Allah bana sana 'Lem yekünillezîne keferû'yu okumamı emretti" dedi. Übey: "Adımı mı andı?" diye sordu — "Evet" buyurdu, Übey de ağladı (Sahîh-i Buhârî 4959, Sahîh-i Müslim 799).
Beyyine Suresi 8 ayetten oluşur.
Beyyine Suresi Medenî bir suredir – Medine'de, hicretten sonra nazil olmuştur.
Beyyine Suresi Kur'an-ı Kerim'de 30. cüz içinde yer alır.
Beyyine adı genellikle “Apaçık Delil” olarak çevrilir. Surenin Arapça adı سُورَةُ البَيِّنَةِ şeklindedir.
Beyyine Suresi sekiz âyetlik Medenî bir suredir. Ehl-i Kitap'ın ve müşriklerin, kendilerine apaçık delil — tertemiz sayfalar okuyan bir Resûl — gelinceye kadar yollarından ayrılmadıklarını bildirir ve dini tek âyette özetler: Yüce Allah'a ihlasla ibadet etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermek (98:5). Yaratılmışların en hayırlısı ve en kötüsüyle sona erer.
Peygamber Efendimiz ﷺ Übey b. Kâ'b'a: "Allah bana sana 'Lem yekünillezîne keferû'yu okumamı emretti" dedi. Übey: "Adımı mı andı?" diye sordu — "Evet" buyurdu, Übey de ağladı (Sahîh-i Buhârî 4959, Sahîh-i Müslim 799).
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
Lam ya kunil lazeena kafaru min ahlil kitaabi wal mushri keena mun fak keena hattaa ta-tiya humul bayyinah
رَسُولٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًۭا مُّطَهَّرَةًۭ
Rasoolum minal laahi yatlu suhufam mutahharah
فِيهَا كُتُبٌۭ قَيِّمَةٌۭ
Feeha kutubun qaiyimah
وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
Wa maa tafarraqal lazeena ootul kitaaba il-la mim b'adi ma jaa-at humul baiyyinah
وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ ۚ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ
Wa maa umiroo il-la liy'abu dul laaha mukhliseena lahud-deena huna faa-a wa yuqeemus salaahta wa yu-tuz zakaata; wa zaalika deenul qaiyimah
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ
Innal lazeena kafaru min ahlil kitaabi wal mushri keena fee nari jahan nama khaali deena feeha; ulaa-ika hum shar rul ba reeyah
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ
Innal lazeena aamanu wa 'amilus saalihaati ula-ika hum khairul bareey yah
جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا ۖ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ۚ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ
Jazaa-uhum inda rabbihim jan naatu 'adnin tajree min tahtihal an haaru khalideena feeha abada; radiy-yallaahu 'anhum wa ra du 'an zaalika liman khashiya rabbah.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı (quran.com üzerinden yüklenmektedir).
Arapça metin: Osmanî hat. Okunuş: AlQuran Cloud API. Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı, quran.com üzerinden. Ses: QuranicAudio.